15 Ocak 2016 Cuma

Geçmiş Ya Hiç Geçmemişse...



Şöyle oturup bi düşününce (-ki normal zamanlarda pek yapmadığım bir şey) aslında geçmişin hiçte geçmediğini farkettim.
5 Yıl olacak Haziran'da blog yazmaya başlayalı,
Neler neler yazmışım...
Aileme kızmışım, yazmışım.
Üzülmüşüm, yazmışım.
Hayal kurmuşum, yazmışım.
Aşık olmuşum, yazmışım.
Evlenmişim, yazmışım...
Kimbilir daha nice ruh halleriyle yazmaya devam edeceğim.
Kimisine göre bir çok şey yaşanır, eskide kalır, yola devam edilir.
Doğrudur... Hayatımda bir çok dönüm noktamda onu yaptım. Çektim, gittim.
Farklı olan tek şey şu 4 senemden gitmek istemediğim...
4 senelik geçmişim hiç geçmesin... Aksine üzerine kat kat geçmiş eklensin.
Herkese nasip olmaz iyisiyle, kötüsüyle, kavgasıyla, sevgisiyle her zaman el ele olmak.
Ben kime ne iyilik ettim de o çıktı karşıma?
Kimin hayır duası kocam!
Acılarımı aşkıyla dindirenim, gözyaşlarımı öpücükleriyle silenim, yaralarımı sarılarak kapatanım.
Allah seni hiç eksik etmesin yanımdan. Beni el üstünde taşıyorsun, ben seni başıma taç etmişim çok mu?
Yarın nikah başvurusu yapalı 1 sene olacak.
Demem o ki zaman çok çabuk geçiyor mavim,
Zaman geçsin, sen geçme hiç benden...
Gözlerin hep aynı aşkla baksın, ellerin hep sıcacık olsun yuvam gibi.
Üzüntümde, sevincimde her daim sana koşayım ilk,
Ve sen her zamanki gibi gülen gözlerinle ışık ol bana ki yolumu kaybetmeyeyım.
Daha nice yazacaklarım sanadır mavişim...
Ömrümün ilkbaharı seni çok seviyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder