24 Ocak 2014 Cuma

Meleğim'e...



Geçenlerde dayınla oturduk konuşuyoruz. İyice ihmal  ettiğimi söyledim blog yazmayı. İşin aslıysa artık yazacak bişeyler bulamamdı meleğim.
Sonra dayın dedi ki "Kumsal'ı,ona olan duygularına yazsana." Hiçte fena fikir değildi doğrusu.
Senden ala yazacak konumuz mu var ki artık şu dünyada?
Bundan gayrı benim yazı kahramanım sensin lokumum :)
Seninle ilk tanıştığımız anı sanırım ömür boyu asla unutmayacağım.
Hele ki seninle ilk gecemizi.
Annenle beni nasıl da uykusuz bırakmış,ağlamıştın.
Ağlarken bile bir bebek bu kadar mı güzel olur Allah'ım diye iç geçiriyordum.
Seninle beraber o gün bir çok bebek dünyaya geldi ama sanki tek ve en güzeli sendin.
Senden bile başka güzel ağlayan yoktu yani anlayacağın.
(Seneler sonra okuyacağına varsayarak yazıyorum sana bunları.)
Hayatımda ilk defa dayını bir kızdan kıskanmadım.
Karşımda seni öpüp,koklarken,sana aşkını haykırırken gözlerim dolu dolu izledim.
Sen bizim için aşktın. Bizi 1 aydır deli divane eden bir aşk...
Abinin de yeri bambaşka ama sen resmen benim elime doğdun miniğim.
Anneciğinin çektiği her acıda,her kahkahada an be an vardım.
Senin tekmelerinde,seni doktor amcaya görmeye gittiğimizde.
Kalp atışlarında...
İtiraf ediyorum dayının göğsüne koyduğumda başımı onun kalp atışları dahi bu kadar heyecanlandırmamıştı beni.
İşin özü şu ki;
Yeğen sevgisi başkaymış. Hep bir ablam olsun ve ilerde teyze olayım isterdim ama kısmet bugüneymiş.
Öz ablamdan farksız 2 ablam ve 4 yeğenim var benim... 
Sen bizim kazandibimizsin meleğim...
Dayısının yeni prensesi. Annesinin ikinci mucizesi. Babasının biricik kızı. Ve abisinin gözbebeği...
Sen bana cici anne mi yoksa yenge mi der misin bilmiyorum ama sen benim canımın taa içisin...
Gamzenden öpüyorum mutluluğum...

( Not: Okuyanlar lütfen maşallah demeyi unutmayalım :) )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder