10 Ocak 2012 Salı







Kaybetmekten delice korktuğun zamanlar vardır.Çok mutlusundur ve bi an duraksarsın gülümserken,ya kaybedersem?İçine bi kurt düşüverir en can alıcı kısımda!Kemirir durur seni,engelleyemezsin.Sadece sevgiliyle olan zamanlarda olmaz elbette ki bu.Ailen,dostların,iş arkadaşların ya da zevk alarak yaptığın herhangi bir şeyde.
Aslında düşünüyorum da kaybetme korkusu yaşamak insanı daha dikkatli yapmıyor mu?Daha dikkatli seçmiyor muyuz karşımızdakine karşı cümlelerimizi?Gözlerinin içine içimiz titreyerek bakmıyor muyuz?Dün ben bunların hepsini düşünüp yaşadım...Kaybetmekten o kadar çok korktum ki aklım çıkacak zannettim.Hele ettiğim o duayı asla unutmayacağım sanırım."Allah'ım annemin ağrılarını bana ver,onun canı yanmasın benim ki yansın!" Bir çocuğun en çaresiz olduğu anlar sanırım anne-babasını acılar içinde gördüğü elinden bir şey gelemediği anlar.Allah bir daha dün geceki telaşı yaşatmasın dilerim ki!Annem hiç ağrı nedeniyle gözyaşı dökmesin,doktorlar o güzel tenine serumu takmasın,iğneyi değdirmesin!Bırakın sevgiliye,kaybedilen dosta dökülen yaşları,anne-baba için dökülen yaşların zerresi olamaz hiç biri!O yüzden hala sizinle beraberlerse kalkın öpün,sarılın diye klasik cümleler kurmayacağım ama diyeceğim tek şey hala hayatınızdalarsa eğer gidin onlara tapın! 
Gerçek şu ki kaybettiğin şeylerin bazen telafisi mümkün olmuyor.Geç kalmadan kaybettiklerimizi kazanmaya çalışmalıyız diye düşünüyorum.Gerçi bazı kayıplar insana iyi ki de dedirtmiyo değil hani :) Değil mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder